Bir mekânın karakterini değiştiren en doğal detay: ışık.
Işığın mekâna etkisi
Gün ışığı, bir yaşam alanının yalnızca aydınlığını değil, hissini de belirler. Sabahın yumuşak ışığı ile akşamın sıcak tonları aynı mekâna farklı bir karakter kazandırır.
Yaşam alanlarını günün farklı saatlerinde düşünmek, ışığın nerede toplandığını ve nerede daha sakin kaldığını anlamayı sağlar. Böylece çalışma, dinlenme ve bir araya gelme köşeleri mekânın doğal ritmine göre şekillenebilir.

Açıklık, doku ve denge
Pencere açıklıkları, odaların yerleşimi ve kullanılan yüzeyler birlikte düşünülmelidir. Açık renkli yüzeyler ışığın yayılmasına yardımcı olurken, doğal dokular mekâna sıcaklık katar. Manzaraya açılan bir pencere ise iç mekânla dış dünya arasında bir bağ kurar.
Perdeler, mobilyaların konumu ve yüzeylerin dokusu da bu ilişkinin bir parçasıdır. Pencere önünde bırakılan açıklık, ışığın içeri ulaşmasını kolaylaştırırken farklı yoğunluktaki dokular sert geçişleri yumuşatır.
Günlük yaşama uyum
İyi bir tasarımda aydınlık kadar denge de önemlidir. Gölgeleme, mahremiyet ve günlük kullanım ihtiyaçları bir arada ele alındığında, gün ışığı yaşamın doğal bir parçasına dönüşür.
Amaç her köşeyi aynı ölçüde aydınlatmak değildir. Gün içinde değişen ihtiyaçlara cevap veren, gerektiğinde gölge ve mahremiyet sunan bir ortam, ışığın güzelliğini günlük konforla birleştirir.


